Gün Saymasak

İlkokula başlamak için gün saydım. Bir an önce okula gideyim diye.

Anadolu Lisesi- Kolej sınavı için gün saydım, hemen kazanayım diye.

Lisede gün saydım, 18 olayım diye.

18 oldum, üniversite için gün saydım hayata atılayım diye.

Aşık oldum, deli gibi aşık oldum, gün saydım sevdiğim yanıma gelsin diye.

Gazeteciliğe başladım, gün saydım hemen yükseleyim diye.

Yükseldim, gün saydım hemen sevdiğimle evleneyim diye.

Kredi aldım, gün saydım bitsin diye.

Evlendim, gün saydım en kısa sürede “anne” olayım diye.

Kısa sürede olmasa da kan tahlilinde pozitif sonucunu alınca gün saydım bebeğimi kucağım alayım diye…

Bebeğim doğdu, aman yürüsün diye gün saydım.

Yürüdü, iyice konuşması için gün saydım.

Büyüdü, okul kararı verirken gün saydım…

İş değiştirdim, tek başıma herkese karşı verdiğim “evden çalışma mücadelem” iyi sonuç versin diye gün saydım.

İşi oturttum, kitap teklifi gelince basılana kadar gün saydım.

Kitap basıldı, yeni baskılar için gün saydım. #bendeğilhormonlarımyaptı

Çocuk kitabı yazdım, şimdi ona gün sayıyorum çıksın diye. #kirpikirpiknerede

Irmak’a bakıyorum…

Tatil için gün sayıyor.

Doğum günü için gün sayıyor.

Bir yere gideceksek onun için gün sayıyor.

Arkadaşı gelecekse akşam, saatleri sayıyor.

Kendime dönüyorum yeniden…

Haziran’da 40 yaşım bitecek, ona gün sayıyorum ne değişecek diye.

Klasik kadınsal doktor kontrollerine gidince, gün sayıyorum sonuçlar gelene kadar. Hep bir endişe, hep bir korku ile.

Hep ama hep ama hep bir şey için gün sayıyoruz. Anı yaşamayı unutuyoruz.

Oysa bu an, yarı yıl tatilindeyiz, ben işleri hafiflettim, tatil sonrası yoğun bir tempo beni bekliyor.

Dinlenmek varken, koşturmak için gün sayıyorum.

“Şu an”a odaklanamıyorum.

Arada Arkın’a soruyorum. “Gün sayıyor musun?” diye.

Hayır. Saymıyor.

Olanı kabul edip, olmasını istediği için kendini uykusuz bırakmıyor. Kendini kahretmiyor.

Özeniyorum.

Çok özeniyorum.

Nasıl yaptığını soruyorum, açıklayamıyor da. Öyle biliyor. Öyle alışmış. Ona dokundukça bu huyunun bana geçmesini istiyorum.

Irmak da benim gibi olduğu için bir yandan hedefleri var diye sevinirken diğer yandan “an”ı yaşayamaz diye çok korkuyorum.

Ama bak yine gün sayıyorum.

Yazıyı yazdım, ne zaman yayınlanacak diye sayıyorum şimdi de.

Bırak kadın.

Bırak rahat ol.

Gün saymasak ve o günün tadını çıkarsak adım gibi eminim daha mutlu, daha huzurlu olacağız.

Diyelim ki saydık, bunu endişe ve korku ile değil, mutlulukla yapsak yine kendimizi aşacağız.

Var mı yapabilen?

Eğer varsa, bana öğretebilir mi lütfen?


kişi tarafından beğenildi      15628 kez okundu
  • Yorumlar(1)
  • şule kutuk

    30.01.2018 10:24

    o yapı ile ilgili şebnemcim değiştirmesi biraz zor ama tarihi belli olan olaylarda gün saymayı ertelemeyi deneyebilirsin mesela çocuk kitabı nezaman çıkacak diye sorulduğunda az kaldı demeyi dene dakikasına kadar açıklama belki böyle ufak ufak başlayabilirsin 😊😊

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share